“İlk bab”
Yıldızsız göğün altında bıraktığın
Ezber bir tekerleme bundan sonrası
Yağmur; bildiğin gibi.
Kuyularında gezdiğin öykülerde
Ökseotları bitiyor.
Büyüdükçe karışıp,
Sızdıkları aynaları öğreniyorlar.
Aklına bir sebep olmalı tutunacak
Bırak gölge ve sarkaçları öğrensin.
Güneş nasılsa bildiğin gibi.
Irmak toprağa, toprak sessizliğe gömülü
Bela bir zulüm, vaad çıkmazları
Işığı görülmeyen bir kandil
Tülleri alev ebabil sanrısı
Küllense doğacak kanatlarından yeniden
Sır; aleminden hep emin,
Çöl; saklarken bildiğin gibi.
Yontusunda tanımsız
Kavminde anlaşılmayan bir yüz
Sesinde bin yıllık hırıltılı kelam
Aklı patlayan karbon yıldızı
Vakti yakın Mira!
Ay nihayet sondördün,
Kum; saatine akarken bildiğin gibi.
İçin “böyle gitmez” demişti,
Tarih “böyle hiç gitmedi” dedi.
Görece bir çakışma sadece an,
Koordinatları belirsiz,
Zaman; yörüngesiz bir kara delik.
Efsun baki,
Medeniyet; aklı uyuturken bildiğin gibi.
Mira: Her altı ayda bir parlaklığı 100 kattan daha fazla değişen bir yıldız. Ömrünün sonlarına yaklaşan bir kırmızı dev yıldızdır. ‘Dünya’dan 418.2 ışık yılı uzaklıkta bulunur.
Başak İşur